26 Eylül 2012 Çarşamba

www.morulke.com YAYINDA!

Daha önce sizlerle sınırlı sayıda dekoratif boyama ürünlerimi Mor Ülke'de satışa sunmaya karar verdiğimizi paylaşmıştım. 

Mor Ülke'nin artık yeni bir online alışveriş sitesi var. www.morulke.com Ürünleri, fiyatlarını, kampanya duyurularını ve yeni çıkan ürünleri buradan takip edebileceksiniz.

Maalesef henüz kredi kartı ile satış seçeneği açılmadı ancak banka havalesi ya da EFT yaparak sipariş verebilirsiniz. 

Keyifli alışverişler :)

24 Eylül 2012 Pazartesi

Alaçatı penceresi

Boyama işlerine daldığım ilk günden beri bir pencere yapmak vardı aklımda.. Aslında Sımsıcak Cafe için yaptığım panjurlu aynayla bu hevesimi biraz aldım ama Alaçatı'dakiler gibi bir pencere yapasım vardı hep. İşyerinden arkadaşım sevgili Nihal "ben holüme asmak için bir pencere istiyorum aslında" deyince hemen atladım tabii ki :)

Atölyeden kafamdaki gibi bir çerçeve kestirdim, ona göre ayna, perde, ışık derken, benim aklımdaki gibi birşey çıkıverdi ortaya. Bu rengi de çok sevdim ayrıca... Folkart azure blue... Güle güle güzel günlerde kullanılır inşallah.. Güzel bir konsept ve güzel bir düşünce oldu bence...

Not 1 : Bu pencereyi asmam mümkün olamadığı için fotoğrafların abesliği konusunda affınıza sığınırım :) Işığı gösterebilmek için de karanlıkta çektim ama bişeye benzemedi sanırsam :))

Not 2: Pencerenin ebatı 60 cm x 90 cm.. Beyaz mobilyalarımın orta yerinde bu kocaman şeyi boyamak gibi cesur bir yüreğe sahip bir insanım ben :) Bunu da belirtmeden geçemedim :))))







Sevgiler....

Tıpta çareler tükenmez :)

Daha önce sizlerle kuzenime yaptığım ve yaşlı bir çiftin bulunduğu anahtarlığı paylaşmıştım (bakınız). Kuzenimin bir arkadaşı da sağolsun anahtarlığı çok beğenmiş, kendisi için de yapmamı istemiş. Ben aslında aynı şeyleri tekrar yapmak konusunda sıkıntılı bir insanımdır ve yapmamak için elimden gelen çabayı gösteririm :) Nihal Hanım için de aynı denemelerde bulundum :) Kendisi için yeni bir anahtarlık tasarladım, hevesle gönderdim resmi ama nafile, ben bunun aynısından istiyorum dedi başka birşey demedi :) Naparsın? Ufak bir biblo bulamama krizini atlatıp, bibloları tekrar bulunca bi güzel oturursun işin başına aynısını yaparsın :)  Hatırlatmak amaçlı kuzeniminkini tekrar yayınlıyorum, kapıdaki T&M hrflerinin dışında birebir aynısını tekrar yaptım.





Nihal hanım çok hevesli olduğu için bir an evvel yapıp teslim etmek istedim kendisine... Yaptım da. Akşam kuzenlerimi göreceğim için aldım anahtarlığı yanıma götürdüm. Tabii hamurla yaptığım kısımlar daha tam kurumamıştı. O kadar insan bi de ben bakıyım bi de ben bakıyım derkeeeeeeeeeen, anahtarlığın çatısında iki minik çatlakla sonlandırdık gecemizi :)) Ben de tabii öyle teslim edemedim, aldım yanıma anahtarlığı bir çare bulup düzelteceğim dedim. Gece düşün, gündüz düşün yok, orayı yenilemek lazım başka bir çare yok dedim hep... Sonraaaaaaa fikrim geldi :)))) O çatlaklara kuşlar çok yakışırdı! Ama kendi evimde değildim, annemin evindeydim, yanımda malzeme yok, gelgelelim bir an evvel teslim etme hevesi var.... İşte burada insanın sürekli kendisiyle birebir ilgili olmasa bile, değişik konularda fikir sahibi olmasının ne kadar faydalı olduğunu bir kez daha anladım :) Minyatürler konusunda usta olan Özden bey'in blogunda zaman zaman bazı objeleri silgiden yaptığını okumuştum. Ben de yapabilirim aslında diye düşündüm veee kestim silgiyi. Boyasını nasıl mı yaptım? Sevgili yeğenim Eren'in sulu boyalarıyla tabii ki :))))) Her şerde bir hayır varmış gerçekten, bence kuşlar konsepte renk kattılar...

Eren'ime vermiş olduğu teçhisat desteği için teşekkür eder, çok yakıştırdığım kuşlarımı bir de sizin beğenilerinize sunarım :))))





Nihal Hanım güle güle güzel günlerde kullanırsınız insallah..

Herkese sevgiler

18 Eylül 2012 Salı

News :)

Sevgili arkadaşım Mihriban için daha önce bir kitap kutu yapmıştım (bakınız). Orada onun benim için ne demek olduğunu detaylı anlattığım için tekrara girmiyorum şimdi :)

Canım arkadaşım yaptığım şemsiyeliği görünce (bakınız) aklına fikir gelmiş. Uzun süredir eğlenceli bir gazetelik arıyormuş ama bulamamış. Benden eski çizgifilm karelerinden oluşan ve üzerinde "news" yazan bir gazetelik yapmamı istedi. Ben de yaptm tabii ki kırar mıyım arkadaşımı :)

Fotoğrafta gördüğü kadarı ile tam istediği gibi olduğunu söyledi ama malesef henüz ulaştıramadım kendisine gazeteliği. İnşallah görünce de çok beğenir..

Güle güle kullan arkadaşım, güzel günlerde.... Hep güzel haberler okumak dileği ile...






13 Eylül 2012 Perşembe

Sade...

Zamansızlıktan uzun süredir ötelediğim bir çalışma daha tamamlandı sonunda... Hergün yüzyüze baktığım, işyerinde karşı masamda komşum olan sevgili arkadaşım Melda için kendisine çok uygun bu kutuyu yaptım...









Çok canlı renkler konusunda anlam veremediğimiz bir antipatisi olan Melda'ya da yakışan böyle bir sadelikti zaten :) Canlı renklere neden anlam veremiyorsun derseniz, "aslında karekter olarak pek de sade olmayışı" olabilir bu sorunun cevabı :) Ben şimdi size nasıl tarif edeyim? Tamam sözel olarak tarifi zor, görsel olarak tarif edeyim en iyisi :)) Fotoğrafları görünce "sanki siz çok mu normalsiniz?" dediğinizi duyar gibiyim ama hiç öyle bir iddiamız olmadığını belirtmek isterim :))







Güle güle kullan arkadaşım, içine koyacak bol bol pırlantaların, elmasların, altınların olsun insallaaaah :))

Herkese sevgiler...

9 Eylül 2012 Pazar

İhtiyar Çift...

Biz geleneklerini yaşatan bir aileyiz... Mesela bizde kimse bayramda tatile gitmez, bayram büyüklerle birlikte geçirilir. İşte bu buluşmaların sonuncusu bu Ramazan Bayramı'nda yaşandı, tüm aile bir aradaydık. Ben tabii bu buluşmayı yaptıklarımı sevgili kuzenlerimle paylaşmak için bir bahane bildim :)) "Kızım sen deli misin? Bu kadar yoğun bir çalışma tempon var bunları ne ara yapıyorsun? Sana inanmıyorum bunları sen mi yapıyosun?" soruları havada uçuştu tabii hemen :) Sağolsunlar çok beğendiler yaptıklarımı.. Ama en çok amcamın kızı Tuba'nın elinden Nurten için yaptığım anahtarlığı almakta zorlandım. "Banane Duyguş bu benim vermem" dedi başka bişey demedi. Sonra hayatta olmaz o Almanya'ya gidiyor, ben sana yine yaparım diyerek zar zor aldım anahtarlığı elinden:)

Bugün de sözümü tuttum. Anahtarlık bitti. Sipariş yaptığım çalışmalarda özel istekleri büyük bir memnuniyetle kabul ediyorum. Çünkü her özel istek yeni birşey öğrenmek zorunda ve bir öncekinden daha farklı birşey yapacak olmam anlamına geliyor. Tuba bana "ihtiyar bir çift olabilir mi evin önünde oturan?" diye sorunca önce olmaz nerden bulayım nasıl yapayım dedim ama sonra rahat duramadım tabii.. Araştırma soruşturma sonunda bu çiftin biblosunu buldum :) İkinci istek kolaydı, kapıda kendisi ve eşinin (Musa) isimlerinin başharflerinin yazmasıydı. Onu hemen hallettim :)

Bir de yeni keşfim Kadıköy'deki maket dükkanı... Kocam sağolsun farkedip beni soktu dükkana, çok güzel, çok işime yarayacak şeyler buldum. Buradaki ağacı ve yere serili çimi de oradan aldım.

Neticede benim çok sevdiğim, mesajla gönderdiğim fotoğrafta gördüğü kadarı ile Tuba'nın da çok beğendiği çalışma çıktı ortaya :)  Henüz teslim bile edemedim anahtarlığı ama çok sevdim dedim ya, dayanamadım hemen yazdım yazısını...

Güle güle kullanın sevgili kardeşim. İnsallah bu çift gibi uzun bir ömrü beraber yaşarsınız ve 50. evlilik yıldönümünüzde birbirinize verdiğiniz hediyeleri açarken biz de sizin böyle fotoğrafınızı gerçekten çekeriz, hayaller gerçek olur.. Gerçi o yaşımızı görsek bile elimiz titremeden fotoğraf çekemeyiz, torunlarımız çeker belki ne dersiniz? :))







7 Eylül 2012 Cuma

Yine Yeşillendi Mutfak Duvarları :)

Ben 8 yaşıma gelene kadar İzmit'te Seka lojmanlarında oturduk... O zamanlar çok büyük bir fabrika, o fabrikada çalışan yüzlerce, belki binlerce insanın yaşadığı lojmanlar ve sosyal alanları olan o büyük alan şimdilerde Seka Park'a dönüştü. Bir yandan İzmit'e bu kadar büyük bir yeşil alan kazandırıldığı için çok sevindirici bir durum ama yine de onca insanın ekmek yediği kapının kapanması, çocukluk hayallerinin yerle bir olması da çok üzücü benim için... Şu anda 31 yaşındayım ama hala sanırım en çok sevdiğin ev neresiydi deseniz, Seka lojmanlarını söylerim. Tek katlı, bahçesinde bir sürü meyve ağaçları olan bir evimiz, sağlam komşuluklar, güzel arkadaşlıklar vardı orada... Selin de benim işte bu lojmanlardan arkadaşım... Çocukluk arkadaşı derler ya, biz aslında bebeklik arkadaşı sayılırız :)

Şimdilerde ikiz çocukları olan, onlarla baş etmeye çalışan sevgili arkadaşım, zamanında yaramazın önde gideniydi... Çok küçükken ayrılmamıza rağmen oradan, Selin'in zıpırlıklarını hala unutamam :) Biz sonrasında Ankara'ya taşındığımız için uzun zaman görüşemedik ama şimdi özellikle facebook sayesinde tekrar birbirimizi izler, yüzyüze sık sık görüşemesek de en azından birbirimizden haber alır duruma geldik... İşte bu izlemelerin ardından Selin benim yaptığım boyamaları çok beğendiğini ve mutfağı için bir pano yaptırmak istediğini söyledi. Resim olarak daha önce yaptığım bir resmi seçti ama mutfağına uygun olması için yeşil yaptık bu sefer panoyu...

Güle güle kullanırsın insallah canım arkadaşım... Baktıkça beni sevgi ile anman dileği ile...




Sonbahar geldi, şemsiyeler fora :)

Madem sonbahar geldi, madem şemsiyeler çıktı meydana, şemsiyelik de lazım tabi değil mi :) İşte Sımsıcak Cafe için yaptığım şemsiyelik... Eski zamanlardan kalma yabancı gazetelere ait sayfalar eşliğinde Charlie Chaplin gülümsüyor bize şemsiyesinin altından...








Bu arada sonbahar demişken, bayıldığım bir sonbahar şarkısını da paylaşayım sizinle... Özellikle dinlememiş olanlar için şiddetle tavsiye ediyorum :)

 http://www.youtube.com/watch?v=nd-sTptNhAo

Sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
Geceleri başucumda duran yağmur
Avucumda ellerin yerine yağmur
Vur yüzüme vur yüzüme
Saçlarımda nefesin yerine yağmur
Dudağımda dudağın yerine yağmur
Gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Yağmur..


Sevgiler, mutlu haftasonları....

4 Eylül 2012 Salı

Sımsıcak Cafe için takviye :)

Sımsıcak Cafe için aşçılar yapmıştım hatırlarsanız, tamam hatırlamadıysanız da hatırlatayım :)



İşte bu panolardan ikisi satılmış :) Tabi hemen yerine yeni birşeyler yapmak lazımdı, yapıldı da :)





Güle güle sergilensinler insallah...


Bu arada Almanya'ya gönderdiğim ama çitli fotoğrafını çekeçediğim panonun çitli hali de geldi sonunda :) Nurtencim cok beğenmiş, çok sevindim :) Nurtencim ben de seni çok beğeniyorum :)))))





Herkese mutlu günler, sevgiler...


3 Eylül 2012 Pazartesi

Yurtdışına ikinci sevkiyat :)

Herkese Merhaba

Kısa bir tatilin ardından döndük yine işimizin başına.. Tatil dedim ama pek de tatil sayılmazdı aslında.. Annem ve babama çok şükür ki 5 senenin ardından hac çıktı, onları hacca göndermeden önce yapılacak hazırlıklar konusunda biraz mesai yaptık :) Gözümü kapatınca gözümün önünden paketlenecek seccadeler, tespihler geçiyor inanın :) Ama Allah herkese nasip etsin insallah, bunlar işin balı kaymağı sayılır sonundaki sevabı düşününce.. Hayırlısıyla gider, tertemiz, günahsız gelirler inşallah..

Bugün size uzun süre önceden hazırlıklarına başladığım, bir süre önce tamamladığım, ancak ve ancak yapılan kişiye sürpriz olması hasebiyle yayınlanamayan bir grup siparişimi yayınlayacağım..

Sipariş sahibi yine sevgili kuzenim, ikinci ablam, Tubişim.. Sipariş edilen kişi ise, hayatta kimseyi kırmadığına emin olabileceğim kadar naif, temiz kalpli, minicik tefecik ama boyunun en az 5 katı kadar azimli Nurten'cim :) Nurten ve Tuba aynı kaderi paylaşarak, başörtüsü yasağı nedeni ile buradaki üniversite hayatlarına son vermiş ve Almanya'da öğrenimlerine devam etmeye karar vermişlerdi. Şimdilerde ise her ikisi de öğrenimlerini (fazlasıyla iyi derecelerle) tamamladılar.. İkisini  (ve onların nezdinde aynı kaderi paylaşan diğer arkadaşlarını) derinden ve saygıyla tebrik ediyorum...

Tubişim benden mor renkli birkaç hediye yapmamı istedi, ben de ona göre birşeyler tasarladım.


İşin içine "mor" girince, Mor Ülke'siz de olmaz tabii.. Mor bir önlükle başladık çalışmalara :) Önlüğün sadece içinde "benli" fotoğrafını çekmişim, bu nedenle alın size benden bir poz :)




















İkinci olarak amerikan servis ve bardak altlığı yapalım dedik keçeden... Zaten hep aklımızda kelebek desenli birşeyler yapmak vardı mor ülke için, kısmet bugüneymiş :) Mor-fuşya kombinli amerikan servis ve bardak altlıkları da bunlar oldu...

 


Üçüncü sırada bir duvar saati vardı... Ama Nurten'e özel bir duvar saati olmalıydı, oldu da :) Saatin zembereği tamamen dekoratif amaçlı olsa da çok sevimli geldi benim gözüme :)

Not: Altta sallanan tavuğun zeminini balsa ağacından kendi ellerimle kestiğimi de belirtmeden geçemeyeceğimmmm :))




Son sırada ise bir anahtarlık vardı.. Tubişim gayet saf duygularla benden bir anahtarlık istedi ama ben bir coşa geldim size anlatamam. Uzun süredir yapmayı planladığım taş duvarı yapmaya and içtim bu sefer.. Araştırdım ve sonunda http://ozdenceyhan.blogspot.com/ blogunun sahibi sevgili Özden Bey'in ayrıntılı anlatımı sayesinde taş duvarımı da yaptım :) Diğer objelerden bank ve üzerindeki-yanındaki saksılar http://www.zetatolye.com/ sitesinin sahibi sevgili Esra Hanım'dan.. Seferihisarda arayıp tarayıp buldum kendisini :) Gerçekten çok samimi karşıladı beni sağolsun, dükkanında az malzeme kalmış olsa da (yaptıkları hemen satılıyor çünkü :) ) olanların tümünü hayranlıkla izledim, birkaç tane de aldım... Kendisine de söyledim böyle bir anahtarlık tasarladığımı.. Hatta o zaman mor salkımları gerçek çiçeklerden yapmayı planladığımı da söylemiştim ama malesef çiçek alacak vaktim olmadı, o yüzden bu sefer de hamurla ve dekopajla idare etmek durumunda kaldım... Anahtarlık bittikten sonra uzun süre içime sinmeyen birşeyler olduğu için beklettim ve sonunda çiti de ekleyince tam istediğim gibi oldu... Amaaaa akıllı ben çit yaptıktan sonra fotoğrafını çekmeyi unuttuğum için çitsiz oldu fotoğraf :( Bu kadar laftan sonra işte anahtarlık karşınızda :)
Ben çok sevdim kendisini, inşallah sizler de beğenirsiniz, en önemlisi Nurten de beğenir inşallah :)



İşte ikinci yurtdışı sevkiyatımın muhteviyatı da bu şekildeydi.. Tubişimin meşakkatli kuryeliği sonunda sahibine ulaştı çok şükür...

Nurten'cim, yaptıklarım yüzünde minicik de olsa bir gülümsemeye sebep olduysa ne mutlu bana... Baktıkça, kullandıkça güzel günlerini hatırlatması, acılarını biraz da olsa hafiflemesi dileği ile... İnşallah evinde ziyaretine de gellir, canlı canlı görürüm yaptıklarımın evindeki yerlerini:)

Sevgiler



Blogum kaç kez görüntülendi?

e-posta ile takip edin (Follow by Email)

İzleyiciler

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...